A.C. Özyer

AFİFE ABLA

aşkı anlat derdi her seferinde, anlatırdım ne zaman görsem,
her seferinde, hemen
nasıl bayıldığımı hale’ye

afife abla aşkı bilmiyor daha
da şundan eminmiş, severmişim ben
kıyamazmışım hiç bir güzele
beni konuşturdukça
aşkı yaşardı kendince
yanağıma dokunur, bu sefer
bana türkân’ı anlat der
için için, güya şuh kahkahalarla gülerdi

bu kadar aşk nasıl sığar
bu çocuk yüreğe afife abla!..
onu bilmezdi de işte, aynaya bakar
beni aşklarım için severdi

canım derdi, usul usul
ve nasıl desem,
hiç ürkütmeden gözlerimi
yani o kadar narin, özenli
hale’yi
türkân’ı dinlerdi

afife abla aşkı bilmiyor daha
bir çocuğun anılarını nasıl çalardı yoksa!..
türkân yerine mehmedi
hale yerine ahmedi koyar
gizli gizli yazardı

onyedisindeki afife abla
nasıl onikiden yaşardı aşkı!..
saklambaç’ın fotoromanlarında
italyan çocuklar varmış, boyları uzun
italyan kızlar… etekleri nasıl da kısa
ballandıra ballandıra anlatır
“anlıyor musun” derdi ikide bir de
ne desem ki, daha yaşım oniki
ben bilmem de vallaha
anladım ki aşktan filan
sen hiç anlamıyorsun afife abla.

sonra akşehir’e kocaya gitti
döner dediler
döndü de… kucağında bebekle afife abla
bir daha ne beni
ne hale’yi
ne de türkân’ı sevdi
bizim efsane aşklar gömüldü bir agguyla.

nerdesin afife abla!..
bir esmer bir sarışın gülüyor musun halâ?

İçime İnen Merdiven’den
Kasım 2002,
Bahçelievler

 

 

Daha fazla Panzehir şiire  buradan ulaşabilirsiniz.

Sayfanın altındaki sosyal medya butonlarını kullanarak yazıyı sevdiklerinizle paylaşabilir, yorumlarınızla bize ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir