OSMANLI’DA AŞK

 

Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir‘in Bursa’da Zaman bölümünde “Osmanlı macerası bir aşk romanıyla başlar” der. Bu aşk Osman Gazi ile Mal Hatun’un aşkıdır ve üzerinde en fazla söylence üretilen ilk ve tek masal aşktır onlarınki. Derler ki, Osman Gazi, Eskihisar’a giderken, o yörede babasının kurduğu ahi tekkesinde doğup büyüyen Mal Hatun’u görüp sevdalanır. “Şikara giderken sayda, avare gezerken kayda düşer, ne durabilir, ne gidebilir, ne de sırr-ı aşkını kimselere diyebilir”.

Babası Ertuğrul Gazi’den habersiz kızın ailesine haber gönderirse de kızın babası Şeyh Edebali , iki taraf arasındaki eşitsizlikten dolayı teklifi reddeder. Osman Gazi bir süre sonra gördüğü bir rüyayı yorumlaması için Edebali’nin kapısını yeniden çaldığında, Şeyh rüyayı, “Devlet tohumunun ekilişi” olarak yorumlar. Böyle parlak bir geleceğin beklediği yiğide elbet kızını verecektir.

Orhan Bey’in annesi olan Mal Hatun’la Osman Gazi birlikte kaç mutlu yıl yaşadılar bilemiyoruz ama Osman Gazi’nin sevdiği kadının ardından sadece üç ay yaşayabildiğini biliyoruz.

Osmanlı Tarihinde yaklaşık 40 yıl süren tartışmasız en büyük aşk -artık herkesin bildiği gibi- Kanuni ile Hürrem’in aşkıdır. Bu kırk yılın ilk on yılını hasekilikle geçirdikten sonra nikahlanarak Haseki Sultan ünvanını alan Hürrem’in padişaha ilk beş yılda beş çocuk vermesi aralarındaki muhabbetin göstergesidir. Hürrem’in altıncı çocuğu Cihangir’i de Kanuni’ye nikah hediyesi olarak doğurduğu söylenir.

Kanuni’nin sefere çıktığı zamanlarda araya giren ayrılığı birbirlerine yazdıkları mektuplarla gidermeye çalışan aşıkların, sevda yüklü şiirlerle bezeli satırları bugün saray arşivlerinde itinayla saklanmaktadır. Muhibbi mahlasıyla şiirler yazan Kanuni’ye aynı güzellikte yanıtlar veren Hürrem’in aşkı yaşlılıklarında da sürer.

Sancağa çıkan şehzadelere Haseki annelerinin eşlik etmesi, padişahınsa yeni hasekiler edinmesi saray adeti iken Hürrem’in bu geleneğe uymadığı, aşkı bir yana, siyasal gelişmeleri izlemek ve yönlendirmek için saraydan ayrılmadığı, Kanuni’ye bir tür danışmanlık yaptığı da mektuplarından anlaşılmaktadır.

Sekiz yıl arayla ölen bu muhteşem çift, Süleymaniye Camii’nin kıble tarafındaki Mimar Sinan şaheseri iki türbede yan yana yatmaktadır. Bu arada, Osmanlı tarihinde bir başka padişah ve eşi için yapılan çifte türbe olmadığını da not olarak düşelim.

Reşat Ekrem Koçu kitabında III.Murad için, “Sultandan kız ve oğlan 102 çocuk doğmuştur. Böyle adamda aşk olur mu, haşa!” diye yazar. III.Murad, harem hayatına düşkün padişahların en başında gelse de Safiye Sultan’la olan 32 yıllık hayat arkadaşlığının ilk 20 yılını sadece onunla geçirdiği bir gerçektir. Yaşamının yirmi yılını tutku derecesinde sevdiği tek hasekisi Safiye’ye adamıştır III.Murad. Ancak, Şehzade Mehmet Manisa Sancak Beyliğine atanınca oğluyla birlikte giden Safiye’nin ardından, Valide Nurbanu Sultan eline geçen fırsatı değerlendirerek oğlunu haremdeki güzel kızlara yönlendirmiş, bunda da hayli başarılı olmuştur.

I. Abdülhamid’in Ruhşah Hatice Kadın’a olan saplantılı aşkı biliniyorsa da bunun şehzadeliği zamanında mı yoksa tahta geçtikten sonra mı yaşandığına dair yazılanlar muhtelif. Mektuplardan, padişahın “Sevda tutsağı” olduğunu Ruhşah’a yazdığı çoşku dolu ve pervasızca yazılmış satırlardan anlıyoruz. Osmanoğulları’nın son üç kuşağındaki 8 padişahın atası olan I.Abdülhamid’in padişahlığına gölge düşürdüğü söylenen bu mektupları şehzadeliğinde yazdığı söylense de padişah olduktan sonra Ruhşah’a ‘Başkadın’ lık payesi verdiği biliniyor.

Abdülmecid, Osmanoğullarının kadınlara en düşkün padişahı olarak gösterilir. Tarihçiler, 16 yaşında çıktığı tahtı 38 yaşında terk eden padişahın bu kadar genç ölümüne kadınlara olan zaafının başlıca nedenlerden biri olduğunda birleşirler. Ancak Abdülmecid’in gerçekten aşık olduğu üç kadın olduğu bilinmektedir. Bunlardan çok genç yaşta ölen Gülcemal dışında, Serfiraz Kadın ve Bezmiara Hanımefendi padişahın tüm aşkına rağmen onu sıradan bir erkeğin bile kabul edemeyeceği hallere düşürmüş, sarayda skandallar yaratmışlardı.

“Bu kadın kendisine karşı kalben en hakiki muhabbet hissettiğim yegane zevcemdir” dediği Gülcemal’le sabaha kadar söyleştiğini, ondan Doğu masalları dinlediğini, onun kültürüne ve asaletine hayran olduğunu her zaman belirten Abdülmecid, Gülcemal’in otuzuna varmadan ölümüyle derin bir acı yaşar.

Nikah kıyarak aldığı Bezmiara’ya hem aşık hem de son derece saygılı olan Abdülmecid’in bunun karşılığını aldığı ise söylenemez. Aşkına karşılık vermek yerine saray hizmetkarlarıyla entrikalar çeviren, kıskançlığından annesi ölmüş yedi yaşındaki şehzadeye olmadık kötü davranışlarda bulunan Bezmiara’yı sonunda boşamak zorunda kalan padişah, daha sonra sarayı 125000 kese borca sokarak Osmanlı Devleti’nin karşılaşacağı mali krizlerin doğuşunu hazırlayan Serfiraz’a aşık olur. Hafifmeşrepliği ve bol para harcamasının yanında Serfiraz’ın “Küçük Fesli ” lakaplı bir Ermeni oğlana tutkun olduğu da tarihçiler tarafından belirtilir. Tüm dedikodulara rağmen aşkından vazgeçemeyen Abdülmecid için ölüm bir tür kurtuluş olmuştur.

Osmanlı’da aşık padişahlar elbet bu kadar değil. I.Murad’ın Hatice Hüma Hatun ve Mara Sultan’la, II.Selim’in Nurbanu Sultan’la, I.Ahmed’in Kösem Sultan’la, Sultan İbrahim’in Telli Haseki Hümaşah’la, IV.Mehmed’in Gülnuş Sultan’la aşkları muhtelif tarihçiler tarafından dile getirilmiştir.

Yine de tarihin karanlıklarında kalan, bilinmeyen ya da bilinsin istenmeyen aşkların varlığından kendi adıma eminim. Örneğin, “Bir güneş yüzlü melek gördüm ki alem mahıdır/ Ol kara sümbülleri aşıkların ahıdır” diye şiirler yazan Fatih Sultan Mehmet hiç aşık olmamış olabilir mi?

Yavuz Sultan Selim’in tüm hayatı boyunca, bir tek Hafsa Hatun’u eş olarak kabul etmesi aşk değil midir?

 

Kaynak: Bu Mülkün Kadın Sultanları / Necdet Sakaoğlu Oğlak Bilimsel Kitaplar 2008

 

 

 

 

 

 

 

One thought on “OSMANLI’DA AŞK/ Melek Koç

  1. Birsen Karaloğlu dedi ki:

    Merhaba,
    Yazınıza tesadüfen rastladım. Bu konuda birkaç kitap karıştırmılığım Konuya çok insani bir boyuttan yaklaştığınız için kutlarım. Yüreğiniz aşkı tanıyor ve anlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir