TARKOVSKİ’NİN MÜHÜRÜ/ Bihterin Okan-Adam

 

„Kuzu altıncı mührü açınca, büyük bir deprem olduğunu gördüm. Güneş keçi kılından yapılmış siyah bir çul gibi karardı. Ay baştan aşağı kan rengine döndü. İncir ağacı güçlü bir şekilde sarsıldığında nasıl ham incirlerini dökerse, gökteki yıldızlar da öylece yeryüzüne düştü.’’ İncil, Vahiy 6/12-13

***

Tarkovski’nin Stalker (İzsürü-Klavuz) filminde İzsürücü’ye okuttuğu bu vahiy aslında Tarkovski sinemasının üzerine inşa edildiği düşünce/duygu dünyasının daha iyi anlaşılması için bir ipucu. Buradan devam etmeden, belki de önce baba Tarkovski’den söz etmekte yarar var.

 

Döneminin önemli şairlerinden olan Arseni Tarkovski şiirlerinin ana teması melankolidir. Mistik yoğunluklu olan bu tarz, neye olduğu anlaşılması güç bir özlemi barındırır. Bahar ve hatta yaz dahi olsa şiirleri hep sonbahardır.  Dereler ve göller ile su unsuru soğuk ve saf yağmur suları, bulanık ve hüzünlü günlerde çatılara çarparak sevgilinin yüzünden taçlanarak akar gider. Şiirlerinde paradoksal bir şekilde der ki, ‘’ölmek zorundayız ama tam da bundan dolayı ölümsüzüz.’’

Arseni Tarkovski, Andrei dört yaşındayken eşini terk eder, böylece zaman içerisinde oğulun babaya özlemi ve oğulun hayatı boyunca babaya öykünme kompleksi de ortaya çıkar.

Oğul Tarkovski şiir aşığı bir genç adam, baba şiirin en iyi temsilcilerinden biridir. Onunla gurur duyan ama uzak büyüyen Andrei’in iç dünyası fırtınalıdır. Kendine odaklı, hırslı biridir Andrei Tarkovski.  İçki ile de başı belalıdır, sosyal ilişkileri başarısızdır.

 

Kişilik olarak bir yandan bu kompleksi, diğer yandan aşırı hırslı dünyası ile Andrei Tarkovski aslında kısa süren hayatını, Matruşka benzetmesi yaparsak, heykel, resim, müzik ve şiir sanatını, tanrışallaştırdığı sinema sanatına adar, orada bütün disiplinleri var eder.

Bir ara bulur gibi olduğu ama Arseni Tarkovski’nin orduya yazılarak askere gidişi ile tekrar kaybettiği babaya tekrar kavuştuğunda, babayı hayatının anlamı olan sinemada baş köşeye oturtur. Tarkovski filmlerinin birçok sahnesinde baba Arseni Tarkovski şiirini kendi sesinden okuyan şair olarak yer alır. Oğul Tarkovski, babaya ulaşmak, ona yakın olmak çabasından asla vazgeçmeyecektir.

 

 

Baba Arseni örneğin bir şiirinde der ki;

 

‘’Mum rüzgarda sarı titreşir

Ve balmumunda boğulur.

Bir nefes sen ve ben vardık,

Ruh yanar

Beden erir.’’

 

Frames of Reference | Bright Wall/Dark Room

Sovyetler Birliği yurttaşı Andrei Tarkovski kendisini agnostik olarak tanımlar, manevi dünyaya yolculuğu ona hayatı boyunca eşlik eder. Babanın şiirsel mistik arayışları oğulun sinemasında vücut bulur.

 

***

 

Onun filmlerinde durağan kamerası yavaş tempolu sahneleri kesmez, o çekimin süresi içerisinde zaman kontrolünü elinde tutar. İşte burada bir yaratıcı (auteur) olarak sinemasını, izleyici ile kurduğu samimi iletişimle özgür bırakır, o geniş alanda izleyiciye düşünce, duygu ve bilinçaltı yollarında yolculuk yaptırır. Bunu yapan Robert Bresson, Yasurijo Ozu, Ingmar Bergman’a yakın duruşunun asıl nedeni de burada yatıyor olmalı. Babanın şiirindeki solgun melankoli Tarkovski sinemasının karakteristiğidir.

Sovyetler Birliği gibi, sanatın da kollektif hayatın bir parçası olması fikrine hem babanın, hem de oğulun uyum sağlayabilmeleri çok zordur. Nitekim 1960’lı yıllara kadar babanın şiir kitapları basılamamıştır. Andrei ise iç dünyasının izdüşümleri ile betimlediği filmleri çevirebilmek için sürekli zorluklarla karşılaşmak ve bunları kimi zaman aşarak, kimi zamansa yenilerek mücadelesini sürdürmüştür. Nihayet İtalya’ya gönüllü sürgünlüğü, Nostalgia’yı hem orada (memleket) olmak özlemi, orada olduğunda ise ötekileşme duyguları ile çevirir.

Poster Película Nostalghia – Movie Poster Mexico

***

 

Tarkovksi anılarında ya da kendisi ile yapılan söyleşilerde, Bresson ve Bergman’a olan hayranlığını sıkça ifade eder. En büyük hayali Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiyeyi almak olan yönetmen, 1983 yılında Nostalgia ile buna çok yaklaşır. Jürinin karşısına kendisine rakip olarak Fransız rejisör Bresson’un çıkması ile bu hayalinin suya düştüğünü fark eder, o yıl Altın Palmiye ödülünü Japon yönetmen Shohei Imamura ‘’Narayama Türküsü’’ ile alır. Bresson ve Tarkovski en iyi yönetmen ödüllerini paylaşırlar.

 

***

 

Bu yazının konusu olan Andrei Tarkovsky’nin kısa ömrüne sığdırdı filmlerini bir liste olarak verecek olursak

 

1958 – Katiller – Ubijtsi

1958 – Konsantre Kontsentrat

1959 – Bugün Kimse İşten Çıkarılmayacak –

1960 – Yol Silindiri ve Keman – Katok i Skripka
1962 – İvan’ın Çocukluğu – Ivanovo Detstvo

1966 – Andrey Rublev – Andrei Rublyov

1972 – Solaris – Solyaris
1975 – Ayna – Zerkalo
1979 – İz Sürücü – Stalker

1983 – Nostalji – Nostalghia
1983 – Tempo di viaggio
1986 – Kurban Offret – Sacrificatio

 

***

 

Sanat eserlerinin yapıldığı dönem ve sanatçının özgeçmişinden bağımsız değerlendirilemeyeceği kuralından hareket ederek, dönemi içinde yaşadığı toplum ve bundan bağımsız sistemin bütünselliği içinde değerlendirdiğimizde oldukça zor anlaşılabilen bir yönetmendir Tarkovski. Hayatın anlamını ve kendimize çıkan yolun materyal dünyada değil, manevi benimizde aramamız gerektiğini söylerken Tarkovski sinema tekniğini adeta bir dahi gibi kullanır. Onun filmlerinde sorular vardır, cevapları aramaksa nafile bir uğraştır.

Tarkovsky's NOSTALGHIA: Beauty in maddeningly antifeminist visual poetry | by Anthony V LeClair | Cinapse

 

***

 

‘’Filmlerim yalnız ve terk edilmiş insanları değil, geçmişe ve geleceğe sayısız iplerle bağlı insanı anlatmaktadır.’’

 

***

 

Andrei Tarkovski, 1986 yılının Aralık ayında öldüğünde henüz 54 yaşındadır. Onunki kısa sürmüş dramatik bir hayattır. Tarkovski’nin ve Tarkovski filmlerinin birçoğunda oynamış olan Anatoli Alexejewitsch Solonizyn’nin de erken yaşta ölmeleri akciğer kanserine yakalanmalarından dolayı olmuştur. Buna, Stalker filminin çekimlerinin yapıldığı, radyasyonlu bölgenin neden olduğu iddia edilmektedir.

***

 

‘’Sonsuzluk fikri kelimelerle ifade edilemez, hatta tarif edilemez, ancak sonsuzluğu somut kılan sanat yoluyla yakalanabilir. Mutlak olana ancak inançla ve yaratıcı hareketle ulaşılabilir.’’

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir