ŞİİRSEL CV İÇİN ANATOMİK DİLİMLEME

 

Çoğunluk şair gibi ben de yaşamımın büyük bir bölümünü şiire adadım. İstedim ki duyumdan nesneye akıldan ideaya tutkuyla biçimlenen şiirsel hayatımın korkunç deneyimleri, başarıları, yetkinliği ve yeterliği şiir sever dostlara bir yol çizsin. Geldiğim noktada yolun geri kalan kısmını da göstermesi için deontolojiye uygun ve yakışan bir tavırla şiirsel hayatımın öz geçmişini (curriculum vitae) yazdım.

 

İşte şiirsel bir bölüm!

|İyiliklerin burcundayım! İsteyen hevesliler bu güzelliği, mekânları ve oluşları değiştirerek kullanabilir.|

 

“… Şairimiz, 1998 yılında, haiku konusunda incelemelerde bulunmak üzere Japonya’ya gitti. Bu ülkenin sonbahar ve kış doğasına âşık oldu. Burada kalmaya karar verdi. Ustalardan şiirsel açınlama, bulgulama, yalınlığa giriş, imge çözme ile eleştirel yorum odaklılık, konularında derin düşünce eğitimi aldı.

 

Dönüş yolculuğunda şiirsel gücünü eyleme geçirerek kaleme aldığı İmgenin Yoğun Görkemi başlıklı 5 kısa şiirini bir sahil kasabasında şiirsel meleklerini çağırmış bir şair evinde tamamladı. Bu şiirler ve şiirsel uzak ülke seyahati şairler arasında iyicil ses buldu.

 

Dönemin ışıldayan şair, yazar, editör ve eleştirmenleriyle yakın ilişkiler kurdu. Bu ilişkiler paylaşımında, şiirsel stratejik düşünme becerisi, şiirsel kriz ve çatışma yönetimi, şiirsel trendleri bilme, şiirsel politika belirleme, yeni şiirsel kuşak oluşturma yönetimi, editörle yazılı sözlü iletişim kurma, şiirde vefa ve kıymet, şiirsel dedikoduları yönetme vb. konularda bilgi ve deneyim sahibi oldu.

 

Özellikle gezintiler deneyimleri şiirsel düşüncelerinde iniş ve çıkışlara neden olunca arı kovanına bir çomak gerekiyor diyerek aykırı bir çaba ve bir gezgin ustalığı ve hevesiyle camiaya estetik soluk veren ve aklı doğrudan etkileyen ünlü makalesi Şiirin Meşalesi’ni yazdı.

 

2000 yılının başlarında, ani bir kararla kabuğuna çekildi. Ah belki de yorgundu. Ama yorgunluk kabul etmeyen yoğun ısrarlar sonucu, kırgınlığını ateşe atarak şiirsel ortama geri döndü. Yıl bitiren şiirsel etkinliklerine katıldı. Etkinliklerde, modernist şiirin köşe taşlarından biri olarak anıldı. Okurun düş gücünü besleyen şiirler okudu ve görseli şiirsel fotoğraf yarışmalarına aday gösterilen 22 katılım belgesi aldı. Şiirleri 10 antolojinin ilk sıralarını süsledi.

 

2002 yılında düşlerinin sesine kulak vererek sanatın ve edebiyatın merkezi İstanbul’a taşındı ve aynı yıl büyük bir dönüşüm yaşadı. Japonya’da edindiği şiirsel paranormal yeteneklerin de katkısıyla beden dışı deneyimler sonucu kendini dışarıdan görmeye başladı. Bu tekniği şiirlerinde de uyguladı.

 

2003 yılının Eylül ayında taraftarı olduğu futbol takımının bir maçtaki yenilgisi sonrası karıştığı kavgada kafasına ağır bir darbe aldı. Ancak kısa sürede kendini toparladı ve içtenliği hâlâ solmamış Yenilginin Alegorik Hüznü başlıklı eleştirisini kaleme aldı. Bu eleştiriyle, ülkesinin kulüpler birliği tarafından Sportif Fair Play Kariyer Ödülü’ne layık görüldü.

 

2004 yılında kaleme Dünya Şiir Günü Bildirisi’nde; Artık şiir avlusu yüzeysel derin ve derin yüzeysel bir mekândır! Her an, duyusal ussal yerleşik yerel bir keyfin açmazı ölçmeden değerlendirmeye yürüyen bir içrekçilikle karşılaşabiliyorsunuz. Umulmadık bir anda, didaktik/gnomik kalabalığın üzerine yağmış yağacak sanatsal inceliğin ürünü bir sarkastik yorumsal eleştiri karşısında kendinizden geçebiliyorsunuz.

 

Artık her an, Şiirden Anlayan Biri’nin dilden girip olgudan fışkıran kaygılı yanaşmasının ilineksel gölgesi altında üşüyebiliyorsunuz. Öfkeli şiirsel bir yağma ile ürperebiliyorsunuz. Pencereyi açıp, rutini alaşağı ediveren algıda semantik ince çatlaklar oluşturan karafaki yaratıcılığın değişim ıslığı ile yepyeni bir güne başlayabiliyorsunuz. İnsan okurların işi ne kadar zor! Bileniyor ağır testeresi marifetli dengenin. Sensin işte duvarların ardına yürüyen, kara bulutlardan geçerek… vb. somut saptamalarla şiir üzerinde özellikle zaman ve mekân çelişkisi üzerinden oluşturulan ağır baskıyı gözler önüne serdi. Bildirisi sanat çevresince her vesilede günlerce alkışlandı.

 

2005 yılı yaz tatili sırasında sabahları katıldığı, teknolojiyi kullanma, kursundan çıktıktan sonra yaşamı yorumlamak üzere gittiği bir kafede göz göze geldiği İtalyan bir kıza âşık oldu. Büyük aşk yaşadı. Bu dönemde, haritası çizilmiyor ki ölçeksiz seviyorum seni, başlıklı şiirini yazdı. Sevgilisinin İtalya’da yayıncı olan babasından aldığı davet üzerine bu ülkeye gitti.

 

Venedik Şiir Festivalinde 3 şiiri geleceğe kalmış şairler tarafından seslendirildi. 10 şiiri İtalyancaya çevrildi. Aşk filmlerinin şiiri olarak da bellekte yerini alan Gondol ve Aşk’ı burada yazdı. Şiir bir ay boyunca Venedik Güzel Sanatlar Akademisi sergi salonunda ziyaretçilerin okumasına açıldı. İtalyan sevgilisinin Fransız bir yazarla nişanlanması üzerine bunalıma girdi ve yurda döndü. Dönüş yolculuğunu, aşka küsenler için yapıtaşı sayılan, Dioramanın İçinde Bir Pinokyo Kertenkelesi başlıklı şiiriyle süsledi.

 

Bir ayrıcalık asaleti olarak artık acılarının sönmeyen betim kaynağı yüksek tansiyon belirtileri baş gösterince karanlığı seçti. 3 ay derin sessizliklerin mimari olarak yaşadı. Mistisizme yöneldiği konuşuldu. Bir ara at yarışları, iddia ve Ps4 oyunlarının aranan aktörü oldu. Bir çıkış yolu olarak, hayran arkadaşları tarafından şiir yarışmalarına katılması için teklif edilen yaş küçültme önerisini kabul etmedi.

 

Şiirsel yaşamdan umudunu kestiği bir anda, Güney Sudan Şiir Komitesi tarafından aldığı bir davet imdadına yetişti. Güney Sudan’a gitti. Orada, Şiir için Temel, Teknik ve Yönetsel Yetkinlikler kapsamında, uluslararası şiir etkinlikleri proje yönetimi, şiirsel protokol bilgisi, şiirsel yenilik ve değişime açıklık, kurgusal çalışabilme yeteneği, şiirsel cesaret, şiir ve farkındalık, şiir süreçlerine hâkimiyet şairler arası iletişim, şiirsel rol modeli, konularında dersler verdi. Güney Sudan Devleti tarafından üstün şiirsel hizmet madalyası ile ödüllendirildi.

 

2007 yılı şairin şiirsel yetkinliğe eriştiği lirik zaman olarak ortak belleğe işlendi. Yılın sonbahar aylarında onuruna düzenlenen başarı emek ve vefa etkinliğinde bir hayranı tarafından Google çeviri aracılığıyla 32 dile birden çevrilen ödüller avcısı Fuaye Konuşmaları başlıklı şiirinin albümü kendisine hediye edildi.  Şiirinin Hosa |Zulu dili- Güney Afrika| çevirisi çok beğenildi. Deniz aşırı dostlarının yardımıyla Güney Afrika’da ulusal bir dergide yayımlanan şiirinin estetik hikâyesi kuşaklı kuşaksız genç şairlere umut oldu. ”

 

Evet, öz geçmişim böyle devam edip gidiyor ki daha da gider! Şiirsel hayatım roman! Ama şahane oldu ya, kendini sürekli güncelleyen şiirli yaşama gelecek katan bu yaşanmışlığa ödül bile verirler.

 

Vallahi kendimi kıskanmadım desem yalan olur. Şimdi bir kahve içeyim. Çağrılan düzeltmeleri sonra yaparım.

 

Oresay Özgür DOĞAN

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.