KİTAPLAR ARASINDA BİR TATİL ANISI

Arkadaşım hatırlattı geçenlerde; “Bu aralar pek okumuyorsun herhalde, epeydir kitaplardan söz etmiyorsun” dedi.

Bu yıl tatile her yönden hazırlıksız başladım.

Belki, rehber-öğretmeni olduğum Türkçe Konuşan Girişimciler Programı kapsamında açtığımız özel web  sayfasına haber ekleme telaşındaki sınır tanımayan çalışkanlığım, belki derin lacivert özleminin geçen yaz hastane koridorlarında unutulmuş olması, belki de iyi ve güzelin hızla kaybolmasının çaresizliği..

Eğer tatil aylar önceden planlanmış ve kıştan ödemesi yapılmış olmasaydı ve de en önemlisi Murat’ın birazcık dinlenmesi gerektiğine inanmasaydım bu yıl yola düşmezdim bile.

Kitaplara gelince; son Ada yolculuğunda “sokak hayvanları” yararına kurulan bir stanttan aldığım okunmuş ve bağışlanmış kitaplar ile havaalanında aldığım, popüler yazarlarımızın mürekkebi henüz kurumamış son kitapları var yanımda.

İlk sıradakileri okudum.

Elif Şafak kolay bir formüle başvurmuş bu kez. Göz ardı edilenlerin yaşamına kıyısından köşesinden dokunmuş ve “ben sizi anlıyorum ve destekliyorum” demek istemiş. İstemiş ama olmamış. Samimiyet yok sözcüklerinde. Kopuk ve özensiz hikayeleri teğel dikişi ile tutturmuş ve roman olarak “okur”a değil ama plajlarda vakit öldürecek “kadın tüketici”ye tam zamanında sunmuş.

Ömer Madra tek edebi eserinde inanılmaz detaylı bir gençlik güzellemesi kotarmış.

İkinci sıradaki üç kitap ise, sırasıyla şezlongda, hamakta ve yatakta okunmaya devam ediyor.

Zenon’u “Ortaçağ Avrupası” ve başta tıp olmak üzere, bilimin tarihsel gelişimi konularına meraklı dostlarıma önermek isterim.

“Yanardağın Altında” ise, tam bir kült roman. Aylar, aylar önce,  kırık bileğim nedeniyle hareketsiz olduğum dönemin arkadaşı iken, bir gün aniden kaybolmuştu. Takside, hastanede vb bir yerde unutulmuştu. Yaz başında yeniden aldım ve okumaya üçüncü kez baştan başladım.

Diğer kitap ise ödevim ve tüm ödevler gibi bir türlü sarmıyor insanı.

  1. sıradaki Kürşat Başar bazı romanları ile şaşırtmıştır beni. Dedim ya; havaalanında çok da düşünmedim satın alırken. Henüz başlayamadım. Belki gelecek hafta.

Bu arada şezlong komşularım en çok Grange, Azra Kohen, Gülseren Budayıcıoğlu okuyor. Gene de, her  4 kişiden birinin kitap okuduğu bir platformda çay içiyor olmak bile güzel.

15 yaşındaki Hilal’in elindeki “Zweig” ise yüreğimi hoplattı. Çok şükür! İyi edebiyat yaşamaya devam edecek.

2 thoughts on “KİTAPLAR ARASINDA BİR TATİL ANISI/ Birsen Karaloğlu

  1. Sevgili Birsen Hanım, çok güzel bir yazı olmuş. Elinize kaleminize sağlık. Murat Bey’e ve Elif’e selam…

    1. Birsen Karaloğlu dedi ki:

      Çok teşekkür ediyorum sevgili genç arkadaşım Deniz Bey,
      Sizin giibi kültürlü bir insan tarafından amatörce kalem alınmış kitap tanıtım yazılarımın beğenilmesi beni mutlu eti. Güzel günlerde buluşmak ümiidiyle size ve değerli ailenize esenlik diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir