Sevgili Günlük; Hani dün gece Hacı İsmail Abilere umre dönüşü “bereketli olsun”a
gideceğimizi yazmıştım ya, en son… Gidemedik valla… Zira, daha mevlidin
başlarında “Sordum Sarı Çiçeğe” faslı daha yeni başlamışken, emniyet güçleri evi
basıp diğer karantina kaçaklarıyla beraber Hacı Abiyi de yallah karantina merkezine
postalamışlar…Hasibe yenge cepten arayıp haber verdi…
Orada korona testine sokmuşlar, ayrıca bir de zeka testi yapmışlar…Çok şükür Hacı
abide ikisi de çıkmamış, Yani virüs yok, zeka da yok…Kısaca sıkıntı yok…Bu
kaçakları Erkek Yurduna götürmüşler, herşey dahil bedava olduğunu duyunca
komşularından “… bizi de alın yurda, hacı abi yalnız sıkılmasın, pişpirik, kaptıkaçtı
oynarız” filan diyenler de olmuş ama almamışlar… Bize gelen haberler böyle…
Na’apalım, biz de gece Netflix’den The Good Place’i bulduk, onu seyrettik…Hani şu
ölüp te yanlışlıkla cennete konulan kızın maceraları…Allah bize de böyle yanlışlıklar
nasip eyler, inşallah, yoksa cennet nereeee biz nere…
Gece yattım… Rüyamda Sağlık Bakanını gördüm…Bir de şu polisin yüzüne tüküren
umreci vardı ya hani, O lama olmuş, durmadan yüzüme tükürüyordu, Kan- Ter içinde
uyandım. Bir kitap okuyayım uykum gelir belki dedim. Kütüphaneden sırtlarına
bakmadan rastgele çektim bir tane , bir de baktım Dan Brown’ın
“Cehennem”i…Saçma sapan bir şey yavvv…Yok genetik mühendisi dünya zengini bi
herif dünya nüfusu çok arttı, daha da artmasın diye viral bir kısırlık salgını
planlamışmış da, İstanbuldan bütün dünyaya salacakmış ta, dünyanın üçte biri ölüp
üçte biri kısırlaşacak, gerisi rahat yaşayacakmış da falan filan, (Yarın sabah ilk iş
GOOGLE’ dan Trump’ın tahsil durumuna bakacam, genetik mühendisliği de
okumuşmuydu,tam çıkaramadım şimdi) …Hiç olacak şey mi yani..Sen gel 2013 de
bunları satır satır yaz, milletin kafasını iyice bir karıştır…Haliyle benim de kafam
karıştı, iyicene kaçtı uykum…
Neyse, zar zor sabah oldu…gazete, bulmacalar, tv.haberler filan, sıktı, hayatıma
biraz değişiklik katayım, ev işlerinde Fatoşa da yardımım olur dedim…Aslında ev
işleri hiç de sıkıcı değil, birçok yeni şey öğreniyor insan;
Mesela yıkanacak çamaşırlar arasında renkli ve beyaz diye ben diyim ırk ayrımı siz
diyin renk ayrımı sıkı bir kast sistemi varmış, araya giren bir kızıl, bütün beyazları

pembeye çeviriyormuş…(Benim de birkaç pembe gömlek, iç çamaşırı vs. oldu, bu
sayede) Evde gerilen ortamı da Yumoş sayesinde yumuşattık…
Bir başka mevzu; bir kiloluk pirinç pakedinde 20bin pirinç tanesi bulunması
gerekirmiş (Wikipedia bilgisi) Paketi pilav yaparız bahanesiyle açıp saydım,
bizimkinden 4 tane eksik çıktı, bugün firmasına yazıp hesap sormayı düşünüyorum.
Herkes de saysın bence, kazıklamasınlar milleti…
Şu buharlı ütü var ya, hani altında buhar kazanı olanlardan…kazanına fazla su
koyarsanız patlıyormuş meğer…Onu da öğrendikten sonra, Fatoş git dedi kendi
odana, kütüphaneni filan düzelt, banim başıma da daha fazla iş çıkartma…Baktım
elindeki tava oldukça ciddiydi…
Geçtim çalışma odama…Daldım kütüphaneye… Baktım Lise son sınıf Kimya
Kitabım…Karbon Kimyası…Bayılırdım…Aldehitler, formaldehitler… Hukukta okurken
de bayağı istifadem oldu…Aaaaa…Sevgili Günlük, Orta Üçden kalmış Anket
Defterimi de buldum şimdi…Hani şu acaba bana ilgi duyduğuna dair ipucu verir mi
diye kızlara sözüm ona yaptırdığımız tuzak sorularla dolu anket defteri (Gençler tabii
bilmezler) Onu artık yarın okurum…Bakiim Hülya neler yazmış, o zamanlar…
Neyse.. bayağı toparlandı kütüphane, bütün sol yayınları paketleyip aşağıdaki
depoya gönderdim, yerine Kuranıkerim, yasini şerif, namaz duası vb. birkaç yayını
öne çıkardım…Zira dün yapılan açıklamalardan işimizin Allaha kaldığı ayan beyan
belli oldu…
Destek paketlerinden de bize düşe düşe maske-kolonya pakedi düştü…
Sevgili Günlük…Denedik baktık…ev işleri elimden gelmiyor, sınai imalat işini
deneyeyim dedim…Tabii içimde önlenemez bir girişimci ruhu var ya… TOBB’de onca
yıl çalışmanın semeresi…Ne imal etmeli ? Ne bulunmuyor şu aralarda?
Kolonya…Mersinden bir kasa limon gelmişti…Bir galon da merdivenaltı imalat (Rıfkı
abi yemin billah etti… bu etil alkol , adam ödürmez dedi, inanırım ona “cumaları” hiç
kaçırmaz) alkol var evde hazırda…Limonu sıktım içine… bir galon da halis Elmadağ
suyu, denedim tadı da, kokusu da harika…İsteyen Votka-limon diye içer, günah diyen
de kolonya diye kafasına yüzüne döker…
Bu akşam evde karantinaya kalan komşulardan bir takım kurduk, halısaha maçına
gidecez…
60 yaş üstü çok riskliymiş ya…Yarın Fatoşla beraber Sulh Hukuk Mahkemesine
müracaat edip yaşımızı küçülttürecez…
Ayrıca, yarın yazı tura atıcam…Yazı gelirse yazmaya devam, tura gelirse bizim
mahallede “ tura” çıkacam…Açık havayı özledim…
Bu günlük te bu kadar, hoşça kal günlük…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.