SÜREYYA HANIM / Seher Kayıkçı
SÜREYYA HANIM
-Süreyya Hanım
-….
-Süreyya Hanım?
-….
-Allah, Allah! Başına bir şey mi geldi. Dün akşamdan beri ses yok dediler. Ben yardım çağırayım. Kapıyı açtıralım. Ambulansı da arayayım. Yaşlı kadın neticede. Binanın görevlisi olarak bana düşer zaten.
Böyle söylenerek aşağıya doğru ilerledi bina görevlisi. Süreyya Hanım, benim komşum. Benim en yakın arkadaşım. Yani yaşlarımız pek yakın değil, hatta benim ananem yaşında ama kafalarımız aynı. İkimizde rüzgârda sallanan ağaç yapraklarını izlemeyi seviyoruz, yağmurda koşturanları izliyoruz ve içlerinden birinin yağmurda ıslanmayı seçtiğini izlemek istiyoruz. İkimiz de habersiz gelen şeyleri sevmiyoruz.
Telefonun habersiz gelmesi saçma. Ama ansızın bir telefon gelir ya. Öyle… Hani etraf her zamankinden daha sessizdir. Evin içinde bir his dolaşır, her şey düzenli ve temizdir. Dolaşan his tam olarak tanımlanamaz. Bazen yalnızlığın bunaltıcı sessizliği. Bazen ise içine ta kalbine kadar ulaşan kötü hisler. İşte böyle bir günde Süreyya Hanım’ın evinden bu hisler yayılıyordu. Önce kokusunu aldım bu hislerin ürperdim. Tüylerim varlığını hissettirdi. Kokuyu takip ettim ve beni Süreyya Hanım’ın evine ulaştırdı. Kontrol etmek istiyordum onu. Bu hislerle başa çıkabiliyor mu? Merak ediyordum. Kapıyı açınca onu daha endişeli buldum. Normalde beyaz olan tenini daha beyazlamış, cildi daha fazla kırışmıştı.
-İyi ki geldin. Ben de biraz değişik hissediyordum. Gelsene güzel kızım.
İçeri her girişimde tertemiz ve düzenli bir ev bulurum. Hatta hiçbir şey değişmemiş. Sanki bir yaşam belirtisi olan hareketin hiçbir esintisi yoktur. Ama dikkatli bakan herkes raflarda süs eşyalarında toz bulunmamasıyla yaşamın var olduğunu anlayabilir. Evdeki sessiz hisleri dağıtmak için mutfağa girdik. Hemen yumuşacık tarçınlı havuçlu bir kek yaptık. Kekin kokusu tüm evi hatta apartmanı sarınca yanına karanfilli çay demledik. İki arkadaş olarak damak zevklerimiz de uyuyordu.
Kendimizi kekin kokusunun samimiyetine, sıcaklığına bıraktık. İşte tam o anda Süreyya Hanım’ın telefonu çaldı. Uzun uzun. Telefon normal çalıyordu ama bana uzun uzun geliyordu. O çalmasıyla tüm hisler kek kokusunun verdiği hisleri dağıtarak endişe bulutu halinde tekrar toplandı salonun orta yerine. Telefonu daha atik ve genç olduğum için salondan almak için oturduğum yerden kalktım. Salona geldim. Göz ucuyla arayana baktım. Ne kadar merak etsem de bakışlarımı utana sıkıla ve göz ucuyla yapmalıydım. Sonuçta bu benim telefonum değildi. “Kızım” arıyordu. Süreyya Hanım’ın tek çocuğu bir kızı vardı. O da ölmüştü. Şaşırmıştım. Kendi kendime nasıl yani dedim. Telefonu almak için Süreyya Hanım da salona gelmişti. Benim arayanı gördüğümü görünce durdu. Hemen telefonu veridim. Yaramazlık yaparken, suç üstü yalanmış haylaz bir çocuk gibi suçlu suçlu baktı gözlerimin içine. Telefondaki arama bitmek üzereydi. Son anda açtı.
-Alo?
-Süreyya Hanım, merhaba.
-Merhaba.
-Bankamızın yeni kararını bildirmek üzere aramaktayım. Uzun süredir emekli maaşınızı çekmediğinizi görüntülüyorum. Birikmiş paranız bulunuyor. Eğer isterseniz kredi limitinizi artırabilir ya da başka seçenekler sunabilirim size.
-Teşekkürler. Kapatmalıyım.
Aceleyle telefonu kapattı. Süreyya Hanım’a hiçbir şey söylemedim.
-Geçen bu numaradan aradılar. Kızın adı benim kızımla aynı isimdeydi. Ben de böyle yaparsam ölmemiş gibi hissederim diye düşündüm. İşte ne bileyim.
-Ben, benden bile mi sakladın? Ama ben her şeyi bilirdim?
O olaydan sonra benimle hiç konuşmadı. Durumu kötü gitmeye başladı. Çok az yiyordu. Terliyordu. Gözlerini açamıyordu. Ne yapsam da cevap vermedi. Artık onun hayatından çıkma vaktimin geldiğini düşünüyordum. Beni her zaman duyardı. Ama artık şimdi duymuyordu.
Kimseye haber veremedim kötüleştiğini. Süreyya Hanım’dan başka beni gören de yok duyan da. Binanın görevlisi kapıyı açtırdı bu sabah. Süreyya Hanım gözleriyle beni selamladı. Böyle vedalaştık. Sonunda içeriye girdiler. Ben çıktım. Kaybolma zamanım geldi. Başka bir hayali arkadaş arayan var mı?
Daha fazla Panzehir Öykü okumak için buraya tıklayınız.
Sayfanın altındaki sosyal medya butonlarını kullanarak yazıyı sevdiklerinizle paylaşabilir, yorumlarınızla bize ulaşabilirsiniz.
