ŞAİRİN ÖLÜMÜNDEN NOTLAR / Oresay Özgür Doğan
ŞAİRİN ÖLÜMÜNDEN NOTLAR
/Seyredip semenderin alaycı çölünü, oturuyoruz elma bahçesine kalp sancılarıyla,
karışıyoruz serin suda biriken çamura, emilen fısıltılarla baygın…
De ki: Yazdıklarımın yapay zekâsı da benim, yahu!
Yapay zekaların şiirlerimi yazılarımı bilumum dijital içeriklerimi benden habersiz kopyalamasına kendi yapay ürünlerinde kullanmasına yazılı veya sözlü iznim yoktur. Bu metni en az bir kez kopyalayıp yapıştırın. Yoksa YZ’ler hiç acımaz ürünlerinizi paramparça eder ve siz her şeyi kabul etmiş olursunuz, filan.
Hala piyasaya çıkmadı mı böyle uyarı metinleri. Yoksa ben mi göremedim. Bu türden önemli metinleri bir an önce kopyalayıp yapıştırarak lirik sıkıntısından kurtulmak isteyen isteyen insanlar var. Onları da düşünelim. Lütfen!..
Neyse, başlıyoruz.
*****
Haklısınız, bir şiir gözlemcisi olarak kendimi çok abartıyorum. Ve o abartının doruğunu oluşturan sessizliğin içinden seyrediyorum kendimi ve seni. Çevir sayfayı! Sıkıntı vermesin! Diyorum ki: Bu çok konuşan yıllar, “Birbirine Şiir Yazan ve Ödül Veren Şairler Kuşağı” olarak da anılabilir. Bak, bu avluda sıradanlığı bile ölü olanlar var! Eleştirileri övgü üreten genç eleştirmenler var! Yaslan arkana lirik travmalardan çekip çıkardım seni.
Çağırım çarşısında hep aynı rutini sulayan imgeler. Çok tebrikler. Hızla dönüp dursun, tükensin unvanlar, oluşlar, anlamlar, kuşkuyla karşılanan. Neyse ne diyelim: “İçerik zayıfsa…” yakana eski bir gül takacaksın ey şair! İsterseniz köşe taşı günahlar için öyküsüne yakışan kuşlar çizebilirim, yoldan çıkaran. Ah, hazla şiirsel dokunsun, algılanabilir, küçük paragraflarla akıp giden kalbimizin şiirsel taşkınlığı, “tutulduğunda kaybolan ona bakıldığı derecede de görünmez olan bir şey…” den bahsettiğinde. Hadi, gülümseyip geçelim.
Şu noktalar yok mu! İşte bir noktada duvara garantili diploma felsefi şiirsel bir ilerlemenin içinde büyüyen, hiçliğin seyir defteri, tutkulu bir adanmışlığı pekiştirmek için yüklenilmiş rol gereği imgesine çığır açan şiirsel bir imaj oluşturmak gerekiyor. Biz ki her daim, yaratımına tutunan hiç çekinmeden sevimli acısından sabırsız hazzını çekip çıkarmış fotoğraflarla rollerimizi pekiştirebiliriz. Bu saf ve lekesiz niyeti önemseyelim. Zamanın yükü ağır işte. Neyse o!
Çevir şiirsel gerilimler sayfasını soru olsun: Okunandan hareketle, elbette estetik deneyimleri savunmak ve korumak adına ey şiirsel etkinliklerin katılım belgeli şairi ve kılı kırk yaran katılım belgesi imzalayan ustası, “şeylerin geçici güzelliği karşısında sevinç ve hüzün duygusunu birlikte göstermeye uygun” bir söz var mı dilinizin entelektüel derinliklerinde? Aman ya, diyerek, şöyle en genç yakışıklı en var olmaya yürümüş doğal şiirsel birkaç fotoğrafımı paylaşsam! Hayır ya paylaşırım da çok beğeni almasından korkuyorum. Sonra bahçeye ve pencereye sarmaşık sözcük çağıran ateşi tutuşturuyor güzel dizelerin huysuz atı, beni çok biçimli aynaya nöbetçi diken.
Ayrıca, magmasından yükselen tam sıcaklar, yarı sıcaklar ister istemez deyim yerindeyse “kapalı yer melankolisine” örnek düşüncelerin ortaya çıkmasına neden oluyor. İşte bir noktada, birkaç şiiri birkaç şarkıya söz olan şairlerin, bir hikâyesi arkası yarın şiirsel piyesiyle afişlenen şairlerin, kadro defterine kırmızı mürekkeple işlenmiş adı sanı gazetelerin bulmaca ekinde kendine yer bulan şairlerin, çeşitli testlere soru olan şairlerin, belgelemeleri kaydıyla bu durumlarının, katılacakları herhangi bir şiir yarışmasında taltif puanı olarak dikkate ve değerlendirmeye alınması gerektiğini de düşünüyorum.
Unutmadan, küçük bir eleştiriye karşı toplu hücum toplu defans yapan şair ve avenesine, özellikle de “kendini yüzünün metresi haline getirmek” tümcesine yağmurlu bir akşamüstü diliyorum. Neyse, çardak olsun, okuduklarını yarıştıran o şiirsel sağırlar diyaloğu. Çay söyle, her şeyin bilgisinden pekiyi dereceyle mezun farfara şairlere. Fırsatçı aklımızı şenlendirip, ateşi ateşle yapıştıralım şiire.
Peki, teşekkürler, geçelim, devam edelim. Yorum dediğin anlamın veya anlamsızlığın misafiri işte! Sonra bir noktada o hoyrat küçük dokunuşlar, varlığa uzak düşen, sınır çizmiş alışkanlıkları imler. Sonra aklımıza tırmanan o küçük dokunuşlar, bildiğimiz kadar değiliz, diyen, artık daha ziyade “ne olmadığından hareketle, ne olduğunu anlamaya çalışan” etkileyici bütünlüğüyle yetenekli yalın iyinin ritleri gereği boyadığı şeylerin yaramaz görgü tanığıdır. Çevir sayfayı ey öğrenci düşlerin gerçeğe sızdığı noktadayız!
*****
Şiirsel şirin bir sevecenlikle dergilerde yayımlanan şiirlerle birlikte mutlaka yayımlanan kendi şiirinden de dizeler paylaşarak sayfasında gönül okşayan şiirsel ilgiye mıknatıs değerli öznelere ilan edilsin ki: Birkaç gün önce, sezgilerim biçimden biçimler doğururken ve artakalan öz kalıbını çağırırken sükûnetle kuşak parlatarak anlam çoğalmasına yürüyen sıkı bir şiir yazdım.
Ve melankolik tutkular kuyusundan çıktım. Artık ben yoktum sadece yüklü sözcükler birlikteliği vardı. Şiirim, henüz diğer şiirleri okumadım ama birçok derginin muhkem sayılarında yayımlanan şiirlerden çok şiirdir belki de şiirsel sıradan yer kapmış sıkı güzelim şiirdir. Çok yakın çevrem, ağır ağır okumak akılda tat bırakıyor, maşallah, dedi! Uzak çevrem, kutlarım, dedi. Desinler! Ben de en kısa bir nedenle onları kutlarım.
İşte ürküten huysuz falçata! Küsenler, küser! Susanlar, çekilir odasına. Endişe soluyor karanlık suret! Bu yaşanmışlığı, tatlı bir yorgunluk, olarak deftere kaydettim. Ah! Burada bir aşkın gülüşüne uçup gelmiyor kuşlar. Yine susuyor keskinin ucunda taş. Söyle esin perisine ilginç dizeler bağışlasın şiirsel uzama.
Neyse! Gizli hayranlarım için şiirimden küçük bir bölümü elbette şiirim de kabul ederse bir süre sonra sayfamda paylaşacağım. Ancak alçak gönüllü biri olarak şu kadarını söyleyeyim ki: Şarkı sözü ağırlıklı kaba melankolik bitkisel lirik terbiyeden geçmiş “zihinsel beceriksiz” bir şiirsel algıdan çok uzakta, sözcük avından başarıyla dönmüş anlam daraltıp anlam çoğaltan, yüksek deyişiyle yaşamsal uzamlar çizen şiirsel yolu tarif eden öncü saf şiirimi anlamak isteyen okurun edebi inceliklere sahip olması gerekiyor.
Bazen akıl yetmez yetişemez hoyrat çılgınlığa. Anlam ve duygu yükü kıvamında, biçemi, şiirsel farkındalığı, hafif şiirsel gerilimi, zengin dokusu, imgeleme gücü, “ölülerin güneşi ün”den ün ünvan sağan kalite belgeli bir şairden neşeli romantik yorum alacak düzeydeki hırs kıran şiirim adına okura estetik esenlikler ve iyi okumalar dilerim. Evet, olacak böyle şeyler, alışmak gerekiyor!
*****
Şimdi kaldıysa geride iyi şanslar teşekkürüne yapışmış naçizane birkaç kişi, tebrik fabrikalarıyla şiirsel çağını yakalayan bu gnostik avluda. Kaldıysa geride, haber salıp dört gözle bekleyen yarasına kabuk bağlayan. Verin sevinç duyumunun müziğini kulak kulak gezdiren yoğun sihirli o sertifikayı, sürüklensin hevesinde şanı, öznesine baş eğer sözcükler. Sonra kapansın kapıları, yarım yamalak bir faziletin gölgesine çekilen çok anlamlı bu duruşun. Çalınıyor trampetler, yine çürümeye terkedilecek acılar.
İyi günler, sınırları çizilmiş hengamenin içinde, araya, yaşamın bir ince işçiliği, sessiz odaların saf tutkusu, fotoğrafını sıkıştıran sevgili umut!
Bu avluda bu tek mevsim sıcakkışın ortasında beni sevindiren şiirsel olaylardan bir tanesi de hadi itiraf edeyim ki en önemlisi şiirsel ödül haberleridir. Ne zaman bir şair ödül kazanır, küseğen görkem mansiyonu da işin içine katıyorum ve ne zaman en iyi şairler en güzel şiirler listesi yayımlanır, usuma gönlüme felekten bir sevinç çalan duygularımı şarkılar eşliğinde, melankolik ki melankoli vicdan ve bilinçtir, bir anlam çoğaltmasıyla satırlara dökerim. Hep, şiir adına iyi olmuş hak yerini bulmuş derim içimden. Özgünlüğü belgelendirilen tanıdığım bir şair ise, sana yakıştı, başarılarının devamını dört gözle bekliyorum, diyerek kentlileşmiş yorum notumu damıtılmış haberin altına yazarım.
Geçenlerde şiirsel gerçeği iki dirhem bir çekirdek şiire can katan böyle bir haberi aldığımda kedilerin mamasını veriyordum. Heyecanı heybetli bir çığlık atmışım ki sevimli yaratıkların ödü koptu. İşin aslı kediler yaratık değildir. Şu an bile garip garip yüzüme bakıyorlar. Ah, kediler mutluluğudur, yalnızlığımızın. Neyse. Umarım önümüzdeki yılda da bu tür algı dünyamıza pencere açan belleğe kaydırak metamodern haberler artarak çoğalır.
Şiir dünyası, kendilerine yönelik şiir haini eleştirilere meşrebine uygun nazik ve ölçülü cevap veren okuma yazma üstadı doyumsuz söyleşi ve imza ustası model şair yazarların, hain eleştirilerden beş dakika sonra olay yerine gelerek, aymaz kaba tavırları cevaplayan şair abinin şiirsel evini boş bir karabiber kavanozu gibi bekleyen kadrolu çırak övgücülerine de ödül vermelidir.
*****
Şiirsel bir süre önce şahane kıskanılan kendinden adını soyadını düşürmüş edebi faaliyetlerime son verdim, dedim, ama demez olaydım. Duydum ki ve beklenildiği gibi kendindekendi ülkemin hızla kendini tüketen bazı sevgili yorumcu eleştirmen okuyucuları ile şiirsel yakaya köprü doğal ortamından uzakta normal üremiş yalnızlığın kalemi bazı şiir dostları bu sürprize sevinmiş. Sorun etmiyorum. Olabilir. Nihayetinde şiir insanlar sever bu türden cana yakın dokunuş eylemleri. Ancak kıymet bilen İtalyan Fransız Çinli Güney Afrikalı Japon Hintli Ortadoğulu okurlarım isyanlarda! Şaşırdım mı? Hayır! Böyle harika sitemleri seviyorum. Seyircili bir çağlayandır bizi garantili alkışlı etkinliğine davet eden. De ki, avluya antibiyotikli sıvı. Evet, üzgünüm ama geri dönüyorum. Kimseyi incitmeye hakkım yok.
Bay Z, şiir, bir neodyum mıknatıstır, yapışanı bırakmaz. Kısa süreliğine de olsa bizi çekemeyenleri sevindirmeyelim, diyordu. Yine haklı çıktı. Ah, uzun cümleler kuracağım uyum ve çelişkiye. Sürüklüyorum yüzümdeki örselenmiş korkuluğu. Zorunlu olanı yeteneğimizle süsleyelim, dedim, şiirsel tarlaya ayçiçeği Kedi’ye. Biz buradayız, müfredatlı anlamın dışındayız.
Ah canım Kedi bir Proust Anketi hazırlamış. Akşam çayının yanında iyi gider, dedi. Bakalım, en iyi biçimde doldurmaya çalışacağım.
/Ah, sen misin akıp giden bu şiirselliğin nöbetçisi.
Daha fazla deneme yazıları okumak için buraya tıklayınız.
Sayfanın altındaki sosyal medya butonlarını kullanarak yazıyı sevdiklerinizle paylaşabilir, yorumlarınızla bize ulaşabilirsiniz.
