ODUN ATEŞİNDE ŞİİRSEL MARİFET

 

Bir İnceleme Yolculuğu: Kuşaklı Şair Yazar Eleştirmen Bay Z’nin Yeni Şiir Kitabı

“10’dan Geriye Sayıyorum Hüznün Alacasında ” Üzerine Ussal Bir Yaklaşım

 

BÖLÜM I

 

İMGECİ ŞİİRİN YURDUNDA GÜN SAKLAMAK

 

Ey şair, imgedir o yüzündeki hüzün, akıp giden zamana yerleşen. De ki: Kar yağmış, haz olsun. Bir uzun hikâye olduğunda şiir, teslim edince rüzgâra olanları, karanfil ısmarlayınca varlığa, heyecanlandırınca barışık olanı anlamın korkunç baskısı…

Yalıtılmış düş darbeleriyle dans ediyordu, uzamını kemiren yalnızlık. Usta ve huzursuz bir şair konuk oluyor şiirsel yorumun kütüphanesine, arındırılmış modern has sözcükleriyle ve anlam katmanlarında baştan çıkaran gerilimiyle. Ve otantik açılımlarla olanaklar sunan ve kasvet ışığı sönmeyen ve okumaya niyetli olanın usunu allak bullak etmek için yemin eden.

Bir şair geçiyor, sıcak günlerden: Bir çelişkiler ressamı, bir verimler ustası, bir ödüllü imajlar sihirbazı. İşte karşınızda şiirin görkemli defterine kaydedilecek anlama tüneller kazmış bir edebiyat farkı, 10’dan geriye sayan şiirleriyle şair Bay Z.

 

TUTKUNUN ÖZÜNDEKİ ACININ BÜYÜYEN GÖLGESİNDE

 

Bay Z’de düş gücü, farklı boyutlarıyla açığa çıkıyor, kurma gücü ise algısının önemli bir parçasını teşkil ediyor. Ama bu gücün, anlam ve çağrışım pencereleri sonuna kadar açık. Şiirsel içtenliğin sözcük denetimini başarıyla sağlaması kimseyi şaşırtmasın.

Zira en şiirsel noktada olu veya saflaştırılmış yorum (şiir) miras bellekle etkileşiminden arta kalana göre nitelik kazanıyor. Toplumsal ve bireysel gerçek çok karmaşık ilişkiler ırmağıdır. Bu yüzden zordur şairin işi!

Bay Z, bir nedensellik bağıyla, kendi niteliğinden çoğalarak bu zorlukları entelektüel duruşuyla rahatlıkla aşıyor. Bir lirik kırılganlık da var bu yeni solukta, ruhunu çağın ruhunda arayanlar için.

Bu kırılganlığa, varoluş çığlığı diyebilir miyiz? Tebrikler! Hiç çatlak yok, diyebiliriz.

Ben bu şiirlerin kaygılı avlusuna yürüdüm: Sislerin içinde yeşeren hisler yeni bir hayat veriyordu, aşka. Evet, bir poetik özgünlüğün imgesel yankılarla şiirsel yükünü okurun bilincine ve belleğine boşalttığını söylüyorum. Derinliğinin emekçisi her şair, bir şiirsel büyünün baskısıyla okuru uyuyan usuyla tanıştıracaktır.

Çıkmazların da çığlığı diyorum varoluşun bu diğer şairlerden ayrı duran şaşırtıcı sesine. O ses ki bizim için peteğinde bekleyen siyah baldır.

Okurun işi kolay değil! Felsefesiyle bir şiir zevkidir, artık doruğa çıkan ve aklın damağına bayram sevinci olan. İnanıyorum ki, tuzakları aşarak gelen bu şiirlerin bir şarkısı olmalı! İsmi de: Vasata İsyan. Uyarmaların bir müziği olmalı! İsmi de: Ay Işığında Yıkananlar. Yaşamla kurulan bağın bir filmi olmalı! İsmi de: Uzak Düşlere Yolculuk. Bu şiirlerin yeni bir dili olmalı! İsmi de: Yaşamın Duygu Dili.

Belki soracaksınız: Ey yazıcı, peki, bu şiirler sıra dışı mı? Anlam anlamı doğuruyor mu? Dil dili çağırmış mı? Müthiş şiirsel vurgular soyuttan somuta derinlikle çağrışım zillerini çalıyor mu? Veya özellikle yaratıcı kursunu bitirmiş okuru şaşırtan ve kışkırtan dilsel anlatım ile açığa çıkan imgesel oluşumlar ince dengeler üzerinden geçerek zihinde canlanan nihai olanı pekiştiriyor mu?

Ah, “Zeus hak duygusunu vermiş insanlara.” Evet, evet, evet!..

 

Yeter mi bu şiirsel tümceler, imgelerden dalgalarıyla insan kıyılarını döven şiirleri betimlemeye? Hayır!

 

Ayrı durmanın zarafetidir bu korkunç temas, ürpermemek elde değil. Anlam silip anlam yazan bir şiir anlayışından, karanlıktan sevince pay edilen dil fırsatlarından dem vuruyorum.

 

Sevgili okur, şair öne çıkardığı acıyı ve hüznü birbirine sığınan gerçek olaylardan almış. Yani bir karşılığı var. Organik şiirlerdir kitabın içinde gülümseyenler. Tereddüte gerek yok, hadi bu yaşanmışlığı selamlayalım.

 

SANRIDAN GERÇEĞE ÖZGÜN AYKIRILIKLAR

 

İşte yürüyerek geldiğimiz hakikatin bu durağına, katmanlarında olgunlaşarak süreç oluşturan gerilimlerin bu nü noktasında mekânın içinde ama zamanın ötesine dokunan bir oluşla dil yetkinliği suaresi demek imgesel görselliği yakalamamıza yeterli olacaktır, sanıyorum.

Şair emziren gecenin ruhu da sinmiş bu şiirlere. Bir söz sanatı zenginliği ile açılıyor pencereler. Süzülün içeriye orada bireyin Şey’le olan diyalektik ilişkisi üzerinden acıya tanıklık edeceksiniz. Gerçekte insan yalnızdır, tanıklık edeceksiniz. Avluya tellal çıkaran post modern öfke bir değer yitimidir, tanıklık edeceksiniz.

Bay Z’nin şiirleri yön tabelalarını asmış, hangi yoldan gideceğinize bir roman kahramanı değil siz karar vereceksiniz. Bir yüzüyle de bir göndergeler destanıdır, dersek yanılmış olmayız bu şiirler için.

Ruh dünyası pasifize edilmeye çalışılan bireyin şiirleridir ağzımızı açtıran kalemimize emir veren. Yüksek etki gücü kâh bir eşya ile kâh bir anıyla veya gözden uzak bir oluşla katmanlaşarak ortaya çıkar. Gönül gözü köprü olmuş ey okur sana geçmek düşüyor. Yanınıza kendinizi alın ve geçin bu köprüyü. Sevgi ve direnç var orada ama çürüme ve yok oluş da var, kötülük de.

İçimde bir ses, haykır şiirsel gerçeği diye sesleniyor bana. Haykırıyorum işte: Bu şiirlerin kokusu bulaşıcı alışkanlıklar doğuruyor. Duygular iç içe geçerek okurun eşkâlini belirliyor. Metafor yağmuru atmosferi delip geçiyor. Kalabalığı dağıtan bir özellik var bu şiirsel saldırıda.

Genç şairlere de örnek sayılabilecek önemli şiirsel vurgularla karamsarlığın düşsel okumalarla bertaraf edilmesi öznenin saflığını açığa çıkarıyor. Başka bir yazımda dediğim gibi sözcüğü sözcükle tanıştırmak ustalık ister.

İşte Bay Z bu ustalığın yüksek mimarıdır, entelektüel harcını marifetiyle karan bir şiir mühendisidir. Kuşkuyu eriterek bizi çağıran bu kadim sonuçtur. Çünkü Bay Z şiirlerini kâğıdına ince ince işlemiş, inanıyorum ki kâğıt kâğıt olalı bütünlük içinde böylesine göz kamaştıran dizeleri, çetin bir yolculuğun sonunda biçim kazanan imgeleri, izlek zengini bir ritmi bu tür şiirsel bir sevinçle ağırlamamıştır.

Yoğun zevklerin sessizliği diyelim mi yaşam pratiğinin başköşesine oturmuş zamanın bu saf sıkıntısına.

Diyelim!

 

7 thoughts on “ODUN ATEŞİNDE ŞİİRSEL MARİFET/Oresay Özgür Doğan

  1. Kalgayhan Dönmez dedi ki:

    Örasay Özgür Doğan
    Diğer yazılarınız gibi muhteşem bir metin. Dil, üslub, kurgu tek kelimeyle bayıldım. Yazılarınızın tiryakisi olan bir okurunuz olarak iyi ki varsınız diyorum.
    Selam ve sevgiler

  2. Nesrin Pekcan dedi ki:

    Metin muhteşem. Büyüleyici. Bay Z’nin şiirini aşmış kendisi şiir olmuş; o nedenle Bay Z’nin şiirini okur merak etmiyor bence. O şiir üzerine yazılanın merak edilmesi metni de öne geçiriyor. Tebrikler…

    1. oresay dedi ki:

      Teşekkürler, Nesrin Hanım.

  3. oresay dedi ki:

    Teşekkürler… Bizden de sevgiler selamlar.

  4. ibrahim dedi ki:

    mükemmel derinlikte harika bir tanımlama yeteneği emeğinize sağlık yenilerini dört gözle bekliyoruz. sevgiler

    1. oresay dedi ki:

      Teşekkürler…

  5. Nevin Koçoğlu dedi ki:

    Her zamanki gibi aklın sınırlarını zorlayan harika bir metin.
    Teşekkürler..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir