SEVGİLİ ROSA/ Onsun Meryem
SEVGİLİ ROSA
Soğuk bekleme salonunda çığ altındayım, üşüyorum Rosa. Kadın diyor ki, “sayemizde para kazanıyorlar,” diğer kadınlara çocuğunun öğretmenini şikâyet ediyor. Çocuğu iyi ki sakat yoksa biz aç kalacaktık. Bu ayıp değil mi Rosa? Üzerimde...
BENİM SAADETİM HIRPALAMAZ EVRENİ/ Ümit Ateşoğulları
BENİM SAADETİM HIRPALAMAZ EVRENİ
Çocukların tatlı sesleri eşliğinde enerjik bir halde uyandım bu sabah. Dışarıdan kuş cıvıltıları geliyor, güneşse tuvalini sarıya mı turuncuya mı boyamakta karasız henüz. Bedenimin içinde vahşi ama dingin bir hay...
ANGEL/ Bülent Buyruk
ANGEL
Banyo siyah beyaz granitlerle kaplıydı. Tavandan sallanan bir kement parmaklarının ucuna kadar uzanan yüzükler vardı. Terden sırılsıklam olmuştu. Lavabonun üzerindeki aynada kendini görmek istedi, göremedi. Eliyle buğulanmış aynayı sildi. He...
BATTANİYE / Sülbiye Yıldırım
Sülbiye Yıldırım, 'BATTANİYE' öyküsü ile Panzehir Edebiyat dergisinde. Yeni yazılar, her hafta www.panzehirdergi.com adresinde yayında.
DÖL/ Özlem Y. Uçak
DÖL
Coğrafya dersinde öğrendiğimiz ilk şey, Akdeniz’de dağlar denize paralel, Ege’de dik uzanır, idi hatırlarsınız. Şu an bulunduğum yerde bunu bizzat görüyorum. Böyle pek çok koy, kasaba bilen vardır eminim. Ben onlardan birinde, Sığacık'tayım. I...
Kes/ Kerime Ural Cengiz
Kes
Hayata bir sıfır yenik başladığım çocukluğumun en güzel yıllarını kulağıma gelen ezgi mi, bariton sesli, kalın, karakaşlı, kara bıyıklı sanatçı mı anımsatmıştı?
(Bu adam benim Babam. Sekiz köşe kask...
Nuh’un Gemisizliği / Furkan Kemer
Nuh'un Gemisizliği
İlahi bir tempo tutmuştu sel. Dağların kıyılarına kadar ulaşmıştı. Korkunçluğu, taşması ve yüzyıllardır bir nehrin bile geçmediği yerlere ulaşması değildi. Dağın tepesine tırmanmış, ölümü bekleyenlerin bakışlarını dond...
Yaşamak Kaygısı/ Mahmut Yesari
Yaşamak Kaygısı
Sabah vizitesinde koğuşları dolaşan nöbetçi doktoru, Hasan oğlu İlyas’ın tabelasına bakarken;
-Bugün, seni taburcu ediyorum, dedi
Hasan oğlu İlyas, ağlar gibi yalvardı:
- Doktor, daha birkaç gün yatamaz mıyım?
...
Camış Havası/ Gregor Hamza
Öğle sonrasıydı. Tüm günü pc ekranı karşısında geçirdiğim için bunalmıştım. Dışarda hafif çiseltiyle yağan yağmur , cömert bir davetkârlıkla kendine çağırıyordu uzağında duranı. Bıraktım işi gücü, mağazanın arkasına, depoya yöneldim. İnşaat ve elektr...
ADANA’ NIN YOLLARI TAŞTAN/ Gülser Kut-Arat
Yaşlılık, dünya sahnesinden uzaklaştığımız basamaklardır.
Goethe
ADANA' NIN YOLLARI TAŞTAN
Güneş daha doğmamıştı. Pencereyi açtım, tül perde aralanır gibi oldu. Sanki her şey hüzün kaplıydı, ağaç dalları, y...
MÖSYÖ ZAMAN/ Ayşe Eser Kuşata
MÖSYÖ ZAMAN
Güneşli bir sonbahar pazarının ılık öğlen saatlerinde penceremin pervazına dayanmışım. Çeyizimden kalma pembe çiçekli porselen fincanımdaki keyif çayımı yudumluyorum. Mevsimsizliğe aldanıp yeniden meyve vermeye soyunan malta eriğinin s...
VİŞNE LEKESİ/ Melek Koç
VİŞNE LEKESİ
Bazen neyin gerçek, neyin düş olduğuna karar veremiyordu. Her şey öylesine parçalanmış, öylesine bulanık, öylesine karmaşıktı ki...Neden hep aynı rüyayı gördüğünün, neden her seferinde acıyla uyandığının da bir anlamı yoktu. İçinde b...
Kel Teke/ Bülent Buyruk
KEL TEKE
Kör olasıca, gidip getirmedi ki ilkyazdan iki yük odun. Kerpiç tamın içinde nasıl ısınacak bu bebeler diye düşünür mü heç? Emme o gelmeden, ille de sıcak aş hazır olacak. Garnı doyunca da iki cigara tüttürür, zıbarır sedirin üstünde.
Ü...
Kedim/ Necati Eker
kedim
Şirket, çalışmaya evden devam edebileceğimi bildirdiğinde havalara uçmuştum. Zaten üç kuruş olan maaşım, varsın azalsın. Yüzünü görmeyeceğim meymenetsiz sayısını düşününce üstüne para vermeye bile razıyım…
Ne var ki, hesabı yine çarşıya uyd...
SANATHANE/ Bülent Buyruk
SANATHANE
Kahpe! Uyutmadın beni, rüyama girdin, hamamcı oldum dün gece.
Ayak parmakların üzerinde yürüyordun,
Bedenin taştandı.
Sırtında beyaz bir perde, sözcüklerden dövmeler vardı ...
