Sise giriyoruz, çalınıyor kampana.

 

Söylendik durmadan her odada bir Gılgamış.

 

İçerisi korkunç. Upuzun ürperti.

Anlamın ırağında yenihayat cümleler.

Ismarlanmış inovasyon şenlikleri.

Sırayla fonksiyon tuşları.

Onaylı hazlar. Öğrenme nesneleri.

Kıvam meşaleleri.

Yıkanmış yordamlı ilkelerin duyarlı rengi.

 

Pencere kolu arıyor yeni canlılar

rüzgârına tutunmuş bir parça soğuk tanıdıkları.

Çareli.

 

Yukarıda akıllı keskisini parlatıyor

tablosuna duvar ören kör şaman.

O bir hüzün köpeğidir çağrılan ve sevilen

diyor ki kime gülümsüyorsun arınmış taşa.

 

Aşağıda yine o kusurlu deniz ve mühre.

Gözetleniyor usanmış sürgün ve öğreniyor

daha becerikli olmayı ve katlanmayı.

 

Senden konuşup duruyorum.

Sessizlik yazgısı alımlı hevesin.

Hep iyi gelir yalnızlık.

Aklımın geyşası huzursuzluğun baharından geçen

ki bu bir sonsuzluktur usun usa deliliği.

 

Pencere kolu ve bir parça soğuk.

Gölgesine açıyor ülkesini.

 

Aslının aynıdır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir