Fay Kırığı Anılar

 Ne zaman bir aynaya baksan,

Bakarsın,

bir fay kırığından arta kalan gönlüme.

 

Ne zaman bir ses gelse gidişinden,

İner,

yüreğime Pülümür’deki yaşlı kadının yüzü.

 

Ne zaman düşse, tenime anılar.

Elim kalır,

bir kolonun altındaki fotoğrafta.

 

Ne zaman sarsa, bir oda sıcaklığı gözlerimi;

Gözlerim kalır,

yardım edin diyen o çığlıkta.

 

Ne zaman bir sen düşünsem,

Zaman yıkılır,

keşkeli duvar diplerinde.

 

Ne zaman yarın belki dese dudaklarım;

Ayaklarım boğulmaya başlar,

Dünün deniz kumlu bataklığında.

Ve bir sen ya da sana dair bir şey gelir,

Umutlarımdan arka kalan enkazın başına.

Bir ses duyumsar gözlerine bakan kulakların:

 

Sen git!

Sen göç eyle, birinci dereceden hayatlara.

Ben yaşarım, fay hattından artan kalan hayatları.

Yaşarım, Pülümür’deki yaşlı kadının ağlayışını.

Sen git!

 

İşte o zaman,

Gelen el,

Uzatılan su,

Silinen tozlu yüzüm,

Gözlerimdeki düşler,

Dönüşür kentsel dönüşüme uğramış bir gecekonduya.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.