Binnaz Deniz Yıldız

BURADA VE HİÇBİR YERDE

Buradayım ve hiçbir yerde değilim!

Loş bir odanın aynasında –siyahlaşan dişlerim- burkulan etim

Yuvarlandım bir nehirden ve yıkadım petrol gözlerimi

Beton bıçak saplanırken göğsüme -alevden kanatlı iblisim- zaman çarkı

Annemin yaşlı ellerinde gezinen bedenim -tıpkı parlak elma gibi- yuttuğum sert kabuk yağdı

filozof saçlarıma

Her yerdeyim ve tekinsiz boşluk -çılgın bir münzevi “Operada Hayalet”

Taşıdım dünyayı boynuzlarımda- takımyıldızı, ordu heykeliyim balçıktan imparatorlukta

Ellerimde kırık saç telleri -kan üreyen kaburgam/kaburgası- etimdeki çift kişilik duvarım

Kırılan bir kutudan çıktı parçam -yüz yıllık pencerenin çürük kenarıyım/onlardaki belirsiz

orman

Işıl ışıl parlayan renkler arasında- perdedeki gemi/Yürüyün insanlar-uzanın! Beynimde

konuşan koltuğa-çocuklar hakikatin kâşifleri- yaldızlı armoni bir kütüphane ilanında

Katla-say-yeniden say ve yeniden katla zihnimdeki bilmeceyi- altın tozunda harita-kimlerin

bellediği- uçan lambalar –patlayan ampul karmaşa- Edison’un belleği

Her yerde olan ve hiçbir yerde olmayan -kimin nesi? Eşyanın ruhu-astardan sezgi benlerin

giymediği- arınarak kemiğimden atıldım bir fanusa

Kapandı kapak-katlandı oda: Kırıldı zihnimde ayna. Karanlık. KÖR NOKTA(…)

Daha fazla Panzehir şiire  buradan ulaşabilirsiniz.

Sayfanın altındaki sosyal medya butonlarını kullanarak yazıyı sevdiklerinizle paylaşabilir, yorumlarınızla bize ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir