Bitmemiş Bir Cümlenin Noktasını Taşımak*

Gitmek aslında biraz da kendinden gitmektir.  Peşinde olunan gidilecek yerden daha çok gitmenin ta kendisidir. Hedefsiz gitmek bir serencam, bir macera, bir arayış, bir sonsuzluktur.

Serhat Köroğlu ‘Bitmemiş Bir Cümlenin Noktasını Taşımak’ adıyla İthâki Yayınlarından çıkan öykü kitabında bize bunu yapıyor. Bizi alıyor, şiirsel bir dille hedefsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Bunu yarattığı atmosfer ve imgelerle çok da iyi başarıyor. Ankara’dan, şehir yaşamının sürgitliğinden, ayrılıklardan adeta kaçırıyor ve bir boşluğa bırakıyor. Biliyor ki başladığımız yere dönme isteği, ipi geri sarma isteği ağır basacak, tekrar yalnızlığımıza, hiçliğimize, içimize geri döneceğiz.

Öykü kitaplarını okumaya ilk öyküden başlamam. Kitabın ortasını açar, öylesine birini seçer, bazen de karşıma çıkan ilk öyküyle şansımı denerim. Bazen sondan başa doğru okurum. Yazdığı öykülerin ne kadarının kurgulandığını ne kadarının gerçek olabileceğini, nerede yaşandığını, yazarın başından geçip geçmediğini merak ederim. Hele okumaya kitaba adını veren öyküden hiçbir zaman başlamam. Onu nadide bir lezzet gibi yemeğin sonuna saklarım.

Bu sefer de öyle yaptım ve yanılmadım. ‘Bitmemiş Bir Cümlenin Noktasını Taşımak’ adlı öykü beni Borges’in labirentlerine taşıdı. Ustaca kurgulanmış öykü; atmosfer ve sözcüklerle inşa ettiği varoluşçu felsefeye, hayata anlam bulmaya çalışmanın hiçliğine ulaştırdı.

Serhat Köroğlu, öykülerde konu değil, sözcüksel bir sesleniş arayışı içinde. Yoğun imge kullanımı ve şiirsel anlatım, devrik cümlelerle öykülere nakış nakış işlenmiş. Yalnızlık, boşluk, hiçlik, ayrılık temalı durum öyküleri bir bir içinize işliyor. Öykülerin derininde tam dozunda kullanılmış bir hüzün ve çaresizlik seziyorsunuz.

‘Ankara Rapsodisi’, ‘Yol Sıkıntısı, ‘Boşanmak Zor Zanaat’, ‘Unutmak’, ‘Araf’, ‘Sıradan Bir Gün’ öykülerinde sıradan insanın sıradan yaşamının sıradan halleri, duyguları gözlemlenmiş, hayatın ta içinden kısa, anlık sahneler yaratılmış. ‘Elmalar’, ‘Yol almış Bir Ağustos Günü’, ‘Uzun Bir Bakıştan Kalan’, ‘Olması Gerektiği Gibi’ öyküler nostalji kokuyor; sürekli içimizde yaşayan ve bize geçmişe, mutluluk ve üzüntülü anlara, çocukluğumuza, gençliğimize geri dönme isteği veren öyküler. ‘Huzursuz Bir Serçe’ ve ‘Gözyaşını Gördüm’ ‘Yıkılma Tehlikesi’ imgelerle sonu, hiçliği, varoluşu sorgulayan öyküler.

Serhat Köroğlu’nun ‘Bitmemiş Bir Cümlenin Noktasını Taşımak’ kitabını okuduğunuzda bir ilk kitap olmasına haylice şaşıracaksınız. Elinizin altında hep olmasını isteyeceğiniz, arkadaşlarınıza önereceğiniz, sindirerek tadını çıkara çıkara okuyacağınız bir kitap. Evet dostlar, karşımızda usta işi bir kitap var.

 

*Bitmemiş Bir Cümlenin Noktasını Taşımak, Serhat Köroğlu, İthaki Yayınları, Ağustos 2020

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir