Bamyanın intikamı

Yaz günlerinde en büyük zevki şöyle güzel ekşili bir bamya yemeğiydi. Babası da çok severdi. Hatta bir kızım olsaydı bamya ile evlendirirdim, derdi. O hafta pazardan paraya kıyıp yarım kilo bamya aldı. Eve geldi daha pazar torbalarını dolaba yerleştirmeden bamyayı ayıklamaya girişti. Bamyalar biraz kart çıkmıştı. Kör olası pazarcı dedi. Tezgah arkasından doldurduğu kese kağıdına eşek cinsini kakalamıştı.

Yine de sabırla ayıkladı, ocağa koydu. Hala söyleniyordu. Yok arkadaş bu ülkede şöyle ağız tadıyla bir bamya bile yiyemezsin dedi. Bamyaları kar hırsıyla geç toplayan üreticiden başladı, hale taşıyan kamyoncuyu geçti sonra haldeki kabzımalın ağzının payını verdi ve sahtekar pazarcıyla bitirdi.

Henüz pişmiş bamyadan bir tabak koydu. Ağzına daha ilk lokmayı atamadan bamya dolu kaşık elinden kaydı, yeni aldığı beyaz pantolonun üstünden yuvarlanarak yere indi. Üstü başı, yeni temizlediği yerler batmıştı. Bütün sinirleri havaya kalktı. Daha bir lokma bile yiyemediği bamya tabakta pis pis sırıtıyordu. Mutfaktan bez getirmek için ayağa kalktı. Terliğiyle biraz önce yere dökülen unutmak istediği bamyalardan birine bastı. Bamyanın ezilip canı çıktı…
Kime söylediği belirsiz ortalığa, Allah cezanı versin! dedi. Oysa herkes cezasını çoktan pay etmişti, bile. Hiç bir şeyden çekmemişti bu hayatta bamyadan çektiği kadar. İnsan ne çekerse istekten, arzudan ve delicesine tutkudan çekiyordu. Tabağı ileri itti, paspası ve kovayı almaya gitti.

One thought on “Bamyanın İntikamı/Kalgayhan Dönmez

  1. Mehmet Sinan Gür dedi ki:

    Güzel olmuş. Ama yarım kalmasın. Aziz Nesin her şart altında güldürmeyi becerir. ‘Yeşil renkli namus gazı’ var örneğin. Daha başlığı okurken gülmeye başlıyor insan. Bir de zam yaptıkça dans edip oynayan vatandaşlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir