Antropometri, Futbol ve Şiir
Kıymetli hocamız Ünsal  Oskay’ın hayatın belki şifreleri sayılabilecek birçok çalışmasında zihnin analojik filtrelerden “akıl” zeminine varışında kültür dediğimiz olgunun nasıl oluştuğunu anlatmakta. Kültür şahitlik etmek midir, kültür rol modeller devalüasyonu mu, yoksa içkinlikle evrilen seçimler sonucunda gelinen bir nokta mı? Tercihler ne kadar söz konusu? Seçeneğin günümüz dünyasında tek pasaportu para olduğuna göre sıfıra varan şey’lerin zorunlu değerler alışını görüyoruz. Tekelleşme ve moda düeti “akıl” yolculuğunda tuhaf bir momentum ortaya çıkardı. Bu noktada “dil”, düşünme disiplinini iyileşme aracına dönüştürmekte. Bir katarsis ortamı yaratmaya da belki şiirin rollerinden biri denebilir. Şiiri tanımlama çabası değil bu. Tanımsız evrenselliğinin gücünde felsefi bir algoritma söz konusu ve bu sebeple önemli bir anahtar bence şiir. Anahtar kelimesini bir metafor olarak kullanıyorum çünkü söz konusu katarsisin bir ateşleme ile başlaması gerekiyor. Her şey yolunda giderken etraftan gelen sebeplerle türbulansa giren aklımız sorunlu bir inşaaya maruz kalıyor sık sık. Şiir tüm bunların bahçesinde her şeyi bir temize çekme çabasıdır ayrıca.
Dillerin gelişimi ve kullanımına baktığımızda akıl inşaası hasarlı oluşmuştur diyebiliriz. Düşünmekle varılan o sahada dışlanan hayatlar olmamalıdır. Toplumun en büyük sivil toplum örgütlenmesi olan futbol matematiğini birçok şeyin anahtarı olarak görüyorum. Sadece bedensel değil zihinsel oluşum ile elde edilen “direnç”, şiirin varmak istediği meydan okuma, özgün olma, evrensel olma; tasarımı ve sanatı ilk planda gören bir yaşam dilidir. Futboldaki tüm kurallar hayatın içindeki iniş çıkışların çok benzeridir. İçinde belki farklı bir kapitalist sistemin ve kitle  kavramları görürüz ama sonuçta şiirinin taşıdığı entelektüelite popüler kültürün yok ettiği birçok “şey” gibi sahipsiz kalmakta. Dilimiz, futbolu takip eden kitle tarafından inşaa edilmekte. Değer kaybı yaşayan kültür olgusu da buradan besleniyor. Tribünler her şeyi içinde barındırıyor. Kitleleri taşıyan gemide felsefe de olmalı. Semih Gümüş ve Cem Dizdar’ı takip eden birkaç dostumla daha kapsamlı konuştuk bu acı gerçekleri. Entelektüelite metafor olarak güzel bir imge olan “uzak” içinde olmamalı kelimelere ve şeylere…Kelimeler ve Şeyler’den başlanabilir mesela. Ünsal Oskay hocamızın en büyük  serzenişlerinden değil midir “Futbolcuların kaç gol attığını neden ezbere biliyor herkes?!” Sadece bedensel ölçümler değil, aklın yolculuğu da önemli…
Gencer Aytüre

One thought on “Antropometri, Futbol ve Şiir/ Gencer Aytüre/ Şiir Fakültesi

  1. Gunser Sahin dedi ki:

    Nasil guzel anlatmissin samimi,saf,icinden geldigi gibi,bizlere verdigin desler gibi kalemine yuregine saglik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir